Efsane Board
Sonsuzluğa Açılan Merdiven: Miraç Kandili - Printable Version

+- Efsane Board (https://efsaneboard.de)
+-- Forum: GENEL KÜLTÜR BİLGİLERİ (https://efsaneboard.de/forumdisplay.php?fid=10)
+--- Forum: YAZARLAR BÖLÜMÜ (https://efsaneboard.de/forumdisplay.php?fid=246)
+---- Forum: Kompozisyonlar (https://efsaneboard.de/forumdisplay.php?fid=251)
+---- Thread: Sonsuzluğa Açılan Merdiven: Miraç Kandili (/showthread.php?tid=25210)



Sonsuzluğa Açılan Merdiven: Miraç Kandili - RasitTunca - 01-11-2026

Sonsuzluğa Açılan Merdiven: Miraç Kandili

Zamanın ve mekânın hükmünün bittiği, hakikat aleminin bütün ihtişamıyla tecelli ettiği bir gece… İnsanlığın önderi, alemlere rahmet Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.), bir gece vakti, Yüce Yaratıcı’nın davetiyle, sınırsız bir yolculuğa çıkar. Bu, sadece bedensel bir yükseliş değil, ruhun, aklın ve kalbin, maddi dünyanın bütün sınırlarını aşıp ilahi huzura yükselişidir. İşte bu mucizevi hadise, her yıl Recep ayının 27. gecesinde “Miraç Kandili” olarak idrak edilir ve müminlerin gönlünde, sönmeyen bir maneviyat meşalesi gibi parlar.

Miraç, “yükseğe çıkmak” anlamına gelen “uruc” kökünden türemiş bir kelimedir. Hadise, iki aşamadan oluşur: İsra ve Miraç. İsra, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) bir anda Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya yaptığı, zaman ve mekân üstü yolculuktur. Bu, İslam’ın ilk kıblesi olan Kudüs’e ve tüm semavi dinlerin ortak mirasına işaret eden derin bir semboldür. Oradan başlayan Miraç ise, göklere yükseliş, peygamberlerle buluşma, cennet ve cehennemi müşahede etme ve nihayetinde, “kab-ı kavseyn ev edna” (iki yay arası kadar, hatta daha yakın) bir mesafeye vararak Allah’ın (c.c.) huzuruna çıkıştır. Bu, bir kul için tasavvurun ötesinde bir lütuf ve şereftir.

Bu yolculuğun insanlığa en büyük hediyelerinden biri, beş vakit namaz farizasının bildirilmiş olmasıdır. Namaz, müminin miracıdır. Her secde, kulun Rabbi ile buluşması, her kıyam, O’nun karşısında duruşudur. Miraç, bize şu hakikati fısıldar: İnsan, maddi bedeniyle yeryüzünde yaşasa da, ruhu ve niyetiyle sınırsız yüksekliklere ulaşabilir. Bu, insanoğlunun potansiyeline ve değerine dair en muhteşem müjdedir.

Miraç Kandili’ni anlamak, onu sadece geçmişte yaşanmış mucizevi bir olay olarak görmekten öteye taşır. Bu gece, her bir mümin için kişisel bir yansıma ve iç hesaplaşma zamanıdır. “Benim manevi miracım nedir?” sorusunu sordurur bize. Günlük koşturmacanın, dünyevi kaygıların ve nefsani arzuların ötesine geçebiliyor muyuz? Kalbimizi, yüksek mertebelere, erdemlere, iyiliklere ve Allah sevgisine yükseltebiliyor muyuz? Miraç, bize “dikey” bir hayatın, yani alçak gönüllülükle yeryüzünde yürürken, kalbin ve ruhun daima yüce değerlerle hemhal olmasının mümkün olduğunu gösterir.

Ayrıca, bu gece, ümmet bilincinin ve hoşgörünün de remzidir. Hz. Peygamber (s.a.v.), yolculuğu sırasında diğer peygamberlere imam olup namaz kıldırmış, onların mirasını ve tevhid mesajını temsil etmiştir. Bu, İslam’ın, tüm hak dinlerin son ve mükemmel halkası olduğunun ve tüm inananları kucaklayıcı bir mesaj taşıdığının da bir göstergesidir.

Sonuç olarak, Miraç Kandili, sönmeyen bir umut ışığıdır. En zor, en sıkıntılı zamanlarda (Miraç’tan önceki “hüzün yılı” gibi) dahi, ilahi rahmetin bir anda her şeyi değiştirebileceğini, insanı en yüce makamlara eriştirebileceğini hatırlatır. Bize düşen, bu kutsal geceyi, gaflet uykusundan uyanmak, dua ve ibadetle yükselmek, affedilmek için yalvarmak ve bir kez daha “miraç” etmek, yani yükselmek için bir fırsat bilmektir. Çünkü her secde, bizim için küçük bir miraçtır; ve her Miraç Kandili, bu büyük hakikati yeniden hatırlatan ilahi bir davettir.

“Şüphesiz ki namaz, müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.” (Nisa Suresi, 103. Ayet) – Miraç’ın bize en kıymetli hediyesi.


Rasit Tunca